DOLAR 8,6385
EURO 10,1451
ALTIN 487,20
BIST 1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Az Bulutlu
İstanbul
26°C
Az Bulutlu
Cts 29°C
Paz 26°C
Pts 31°C
Sal 27°C

Ben de pes etmeye başladım

29.06.2021
A+
A-

Öncelikle şunu ifade etmek isterim, Beykoz 1908 ile ilgili yazımızı hem de çok geniş şekilde yazacağız. Şu şoku bir üzerimizden atalım. Gelen tepkileri, bana iletilen düşünceleri bir yere not edelim hele.

Son yıllardaki Beykoz’un görüntüsü beni fazlası ile üzdü, yıprattı. Düzeleceği de yok. Çünkü herkes kaçak güreşiyor bunu defalarca yazdım.

İnanın, 1980’li yıllardan beri 12 yaşından beri Beykoz takımını takip eden, sosyal hayatının orta noktasına koyan biri olarak mevcut yaşananlardan acı duymamak ne mümkün. Ben Beykoz’un Kurtuluş Reçetesi olacak adımları kimler atacak, yeni bir yönetim anlayışı nasıl hakim olacak, mevcut borçlar ne şekilde ve ne kadarı ile ve hangi kalemlerde ödenecek, kim ödeyecek. İşte bu soruların kamuoyunda tartışılmasını bekliyorum.

Gelelim bu konuları zamana bırakıp şu Masterler-Veteranlar Futboluna ve liglerine; sSn iki haftadır Cumartesi günlerimi Ortaçeşme Stadında geçirmekteyim. Malum Merhum Halil İbrahim Soyer Veteranlar Futbol Turnuvası yapılmakta. Elimden geldiğince medya anlamında destek olma gayretindeyim. Orada bir anlamda stres atma arınma durumu söz konusu.

Takımlarda forma giyen futbolcu kardeşlerim ve büyüklerim ile eski güzle günlere, maçlara uzanan nice sohbetler yapmaktayız. Hatta bazı futbolcular yıldız, genç takımlardaki maçlarını takip ettiğimiz yıllara uzanan anılarını aktarmaktalar.

1990’lı yılların başlarında mesleğe profesyonel olarak ilk adım attığımız günlük spor gazetelerinden Fotospor’da “Stajyer Muhabir” olarak ilk Basın Kartımız çıktığı yıllara dönüp bugün Veteranlar-Masterler Liglerinde forma giyen arkadaşlarım ile nice maç haberimiz olmuştu. Yarınki 14-16 / Genç Takım / A Takım maçlarında acaba kaç yıldız alacağım diye sabah erken saatlerde gazete bayilerine koşulduğu günler idi.

Yaş oldu 52… Hayatımız futbol maçlarında geçti. Gerek taraftar gerekse de medya mensubu olarak 40’a yakın kenti ziyaret etmişim. Her birinde ayrı anılar vardır. Masterler-Veteranlar Lig Finalleri için Antalya’da da takibimiz olmuştu.

Temmuz Ayı ikinci yarısından itibaren Gazete adına Kamplara giderdim. Yalova, Abant, Kızılcahamam, Bolu. Hey gidi günler hey. Güvenç Kurtar, Giray Bulak, Enver Katip, Adnan Dinçer, Yaşar Elmas, Kamil Doygun, Erdem Acar, Nevzat Güzelırmak ile yaptığım kamp röportajları hep aklımda.

Ne mutlu ki bize ve yaşıtlarımıza Beykoz başta olmak üzere profesyonel liglerde çok maç izledik, görev icabı takip ettik. Amatörce ama profesyonel disiplinle görev yaptık. Avanta, para pul peşinde koşmadık. Dönemin muhabirlerinde bugünkü rakama vurursak 50-60 bin liralık profesyonel fotoğraf makineleri varken, İzmir Atatürk Stadında Karşıyaka-Fenerbahçe oynanan TFF 1.Lig (O zaman Süper Lig yoktu) maçında Canon AE1 Fotoğraf Makinemin pilinin soğuktan donması ile arkadaşlardan aldığım çakmak ile pili ısıtıp, ısıtıp maçtan fotoğraf çekip Fotospor’a gönderdiğim maçı anımsıyorum.

Neyse bunlar anı kitabımda yer bulacak fazlası ile. Beykoz Futbol Takımını takip ederken gazetelere yaptığımız haberlerin sayısı saymakla bitmez. Ancak bir sezon var ki Beykoz’u tamamen kafamdan silecek derecede yaralayan bir olay yaşadım. Yönetim Kurulu 7 futbolcu ile Teknik Direktörün Görevine son verir, bize de bilgi ulaştırılır, o zaman Fotomaç Gazetesindeydim.

Yaptığım haber yarınki gazetede çıktıktan sonra ortalık karıştı. Hoca arıyor ben daha resmen kovulmadım derdinde, futbolcular başka dertte. Bugünü rakamlar ile 500-600 bin liralık davaların muhatabı oldum. Üstelik mal beyanı nedeni ile 10 günlük hapis de kenarda durmakta.

Herkes tarafından yalnız bırakıldım, hele ki yılladır emek verdiğim Beykoz Kulübü tarafından açıklamalar yalanlandı, demedik, etmedik diye kendini kurtarma hali ve yıllar sonra gelen 7 bin liralık haczin muhatabı olup yaptığı ödemeler çekilen çileler 5 yıllık süreçte 15 yıllık fiziki ve manevi çöküntü. Bütün bu yaşananlara sebep ola şahsa birkaç yıl sonra kulüp otobüsü bile tarafından haczedilmiş iken kulüpte Zeki Aksu tarafından verilen görev. Sezon başı Antrenörün açıklandığı toplantıda görme hali ve şoku.

Evet dostlar Beykoz Kulübünü takip ederken çok sıkıntılar çektim bilenler biliyor, bilmeyenler öğrenecek. Taraftar otobüsünün camları indirilen Gebze maçı sonrasında Otobüsün fotoğrafını çekerken, yani zarar tespiti için Türkiye’nin Günlük Spor Gazetesi Muhabir Kartı varken Çevik Kuvvete yaka paça götürülmem orada yaşadıklarım! Yine sahipsiz bırakılma hali.

Yine Beykoz için her cefaya değer dedik. Artık yoruldum. Hele ki son yıllardaki Beykoz’un görüntüsü beni fazlası ile üzdü, yıprattı. Düzeleceği de yok. Çünkü herkes kaçak güreşiyor bunu defalarca yazdım. Son bir söylenti ki arkadaşlar bizzat iletti Zeki Aksu Başkana sunulan rakam. Bırak git denmesi.

Bu iki kez gerçekleşmiş çünkü yaşayan muhatapları orada M. Hanefi Dilmaç’ın açıklamaları ortada. Ancak geçen bayram öncesinde Aksu, gelin her şeyi kamuoyu önünde konuşalım çağrısı yaptı. Ne cevap geldi bize ulaşan ne de dikkate alan. Birini suçlarken diğerleri de sütten çıkmış ak kaşık değil.

Son rivayet o ki ya bu parayı al bırak yoksa biz Beykoz İdmanyurdu üzerinden gideceğiz artık. Kahrolmuş, dağılmış, sayıları azalmış bir cefakar, her şartta destekleyen bir grup dışında unutulmaya yüz tutmuş bir durum.

Bu sezon tam destek verdim. Kulübe para veren yeni yöneticiler başta olmak üzere hep gündemde tuttum. Kendime bırakın bir reklam parası almayı sembolik de olsa da Kulüp hesabına yaptığım havale. Bazıları her maç duyurusunda adı geçen firmadan reklamı alıyor tabii. Diye konuşurken bir lira almadan sadece kulübe katkı versinler diye yaptığım o firmalar adına yaptığım gazlamalar. Peki ne yapmalıydım!

3.Lige çıkmak için bir mucize gerekmekteydi. Hatta ilk hafta maçında da geldi o mucize Cevizli Anadoluspor’un tecrübeli santraforu ilk yarının ortalarında sakatlanıp çıktı, ikinci yarının başında çıkan bir kırmızı kart ile atılan golün ardından gelen 3 puan. İkinci maçta sabaha kadar oynansa yenmeyecek golün hiç hesapta yokken rakibe gösterilecek Kırmızı Kart varken, ortamı gerip sokak kavgası ile görünen 2 Kırmızı kart. Muhtemelen gelecek tek puan ve sonraki Alibeyköyspor maçına moralli çıkma hali. İş o maçta bitti zaten.

2 ay içinde yeni sezon için yeniden antrenmanlar başlayacak. Arada gelenekselleştiği gibi muhtemelen bir de Kongre olacak. Yeni isimler yeni umutlar bitmeyen senaryolar. Sorun nerede biliyor musunuz, aldığımız beddualarda. Bana bakmayın ben bu zamanki para ile uçuk rakamı bulan bir cezayı Beykoz yüzünden yediysem de beddua etmedim, sadece o muhatabıma ettim. Ahirette iki elim yakasında olacak.

Yıllardır her sene alacağı kalan Teknik Adamlar, Futbolcular, Malzemeciler, Masörler ve diğer görevlilerin, alışveriş yapılan parası ödenmeyen, esnafın ettiği beddualar. Bu beddualar kalkmadığı müddetçe de hiçbir başarı gelmez.

Vakti zamanında Cemal Kura adlı Başkanımız varmış, Atatürk Barajını yapan Müteahhit, Türkiye Jokey Kulübü Başkanı, adam bugünkü rakamlar ile Süper Lig takımlarının bütçesi kadar rakamları harcamış kulübe.

Rivayet o ki eskilerden dinlediğim bir olaydır. Alına mağlubiyetlerde 1 lira katkısı olmayanlardan yediği küfürler ve ödenmesi için kendisine iletilen faturalar içinde gördüğü süpürge-faraş faturası ve artık bu kulüpte süpürge alacak adam bile yoksa bırakıp başkanlığı gitme hali. Hem de tüm alacaklarını kulübe hibe ederek.

İşte o günlerde başladı bu kulüp üzerindeki ahlar, beddualar, Fabrikaların kapanması ile yaşanan süreçte yaşanan maddi krizler ki o fabrikalarda çalışan birçok futbolcumuz vardı. Çok etkiledi.az çok üyelik akarları ortadan kalktı.fabrikada çalışıp para kazanıyorum diyen alacaklarım Beykoz’a feda olsun denen futbolcular günleri.

Her nasıl oldu ise 100.Yılda yaşanan şampiyonluk ise tek tesellimiz oldu. Yerel yöneticiler hep kaçak güreşti. Başkan Aksu da… Artık ben bile bir karar verme aşamasındayım. Ya farklı bir yönetim gelecek hesap kitaplar kesilip Aksu Dönemi sona erecek ya da bu devran böyle gitmeye en azından yeni Belediye seçimlerine kadar aynen devam edecek.

Emekli olduktan sonra Çekmeköy-Taşdelen’de aldığım halen bu dünyadaki tek mülküm olan evime, daireme gitme zamanı geldi gibi. Çünkü sağlık sorunları başladı başlayacak ki ilk uyarıyı da 2 sene önce aldım, yaşadım yatağa mahkum oldum 1 ay. Kısacası 2021-22 sezonunda Yönetim Değişmez Başkan Aksu ile hesap kitap görülüp. Yeni bir dönem başlamaz ise Beykoz 1908 maçlarını takip etmeme, haber yapmama kararım kenarda duruyor. Bu stresi kaldıracak gücüm maalesef atık kalmadı.

Gerekirse tüm mesleği bırakıp inzivaya çekilme ya da başka bir kente taşınma kalan ömrümü orada geçirme düşüncem de diğer tarafta durmakta.tek bağlayıcı konu annemin sağlığı, Alzheimer hastalığı. Kimse lütfen abi sen Beykoz maçlarını bırakma, bırakamazsın demesin. Kulüp yeniden yapılanmadığı müddetçe kararım kesinleşecek gibi. Beykoz Stadının kapısından içeri bile gelmek gelmiyor içimden.

Ha mesleğe devam edersem de kimse Beykoz’dan neden haber yazmıyorsun, maçlara gelmiyorsun demesin. Pes etmiş umudu kalmamış bir Beykoz sevdalısının yazısı olarak görün bu yazımı. Zaten birkaç eş dost dışında maddi bir karşılığı olmayan bir mesleği yapacağım diye kendi ömrümden yiyemem Beykoz maçlarına gidip…

Talip Ercan

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

error: İzinsiz kopyalanamaz!