DOLAR 8,0960
EURO 9,5741
ALTIN 496,50
BIST 1.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Sisli
İstanbul
22°C
Sisli
Çar 22°C
Per 19°C
Cum 19°C
Cts 18°C

Hakemler sahaya çıkmayı kurtuluş olarak görüyor

04.11.2019
A+
A-

Hakemlik yaptığımdan dolayı biliyorum, TFF’nin çok bilenleri tarafından yazılan Hakem El Kitabında ‘Hakem soyunma odasına ziyaretçi kabul edilmemelidir.’ diye özellikle belirtilmiş. Sanki Hakemler yan komşuyu maç sırasında kabul edecek.

İstanbul’da birçok sahada maalesef Hakem odalarına özen gösterilmiyor. Bazı statlarda ise ev sahibi takım yenilirse Hakem Soyunma Odasının suları anında kesiliyor. İstanbul dışında da birçok Hakem Soyunma Odası gördüm, hepsi aynı, hem küçük hem de kir pas içinde. Sadece birkaç statta Hakem odalarına ihtimam gösterilmiş, münezzeh, temiz ve olması gereken gibi.

‘Hakemler birlikte mi duş alıyor?’
Eskiden statlarda Hakem odaları sahayı görecek konumda olurdu ki, Hakem soyunma odasından sahayı görsün. Şimdi Hakemler odadan bırakın sahayı birbirini göremez duruma geldi. İstanbul’daki statları tek tek yazarım aslında; hangisi temiz ve özenli, hangileri rezil ve pislik içinde diye… Bir sezon öncesinde statları denetleyen bir ASKF Üyesi ile İl Hakem Kurulu tarafından görevlendirilen faal bir Hakem A takım maçlarının da oynandığı bir stada denetlemeye gidiyorlar. Hakem bakıyor ki, Hakem odası kötü ve duş bölümü çok ufak. ‘Burada 3 kişi duş alamaz’ diyen Hakeme bizim Kulüp Başkanı tarihi bir cevap veriyor; “Bu Hakemlerin üçü birden aynı anda mı duşa giriyor…” Evet, hepsi birden duş alıyor, Gözlemci de kese atıyor demek geliyor içimden ama nedense bir türlü diyemiyorum…


İBB Bayrampaşa Stadı en temiz stat
İstanbul’da çok güzel statlar var. İBB’nin hakkını yemeyelim, eski bir Hakem olan Destek Hizmetleri Daire Başkanı Osman Savaş, stadı denetlerken önce Hakem odasına bakar ve ‘bir statta her şey güzel olmalı, Hakem odaları hepsinden güzel olmalı’ derdi. O sebeple İBB Bayrampaşa temizlik konusunda bir numaradır. Esenler, Başakşehir Belediyesi Şehit Komiser Erdem Özçelik, GSİM Namık Sevik Stadı, Kadın-Erkek Hakem odaları ayrı ayrı olan Fatih Mimarsinan nispeten temizdir. İBB Şenlikköy Statlarının Hakem odaları da gayet güzeldir. Tribünlerden gelenler de istiyor diye çayı kaldırmışlar ama olsun Şenlikköy Stadı yeterli hizmeti veriyor. Rami Stadı da güzel olmuş. Bunlara ilave olarak Doğan Babacan, Cüneyt Çakır, Hüseyin Göçek ve Oğuz Uğurlu’nun fotoğraflarının yer aldığı Beşiktaş Belediyesi İsmet İnönü Stadını iyi örneklere ekleyebilirim. Merkezefendi Stadı, Çeliktepe/Seyrantepe, Beylikdüzü Hasan Doğan Stadı için İbrahim Keskin hocamın çok güzel notları var. Çatalca, Gazi Mahallesi, Bakırköy Belediye 1’Nolu, Kadın-Erkek Hakem odaları yine ayrı olan Beyoğlu Stadı, Küçükçekmece Kemal Aktaş, Tepecik Şenol Güneş, Halkalı Etap, küçük olsa da Karadolap ve Albayrak çim sahanın soyunma odası ufak ama temizdir. Ayazağa Atatürk Stadı soyunma odası ile Yusuf Tunaoğlu Statlarının soyunma odaları temiz ve yeterli. Mahmutbey ve İSTOÇ Sahalarının Hakem odaları temizdir. İBB Medipol Başakşehir Alt Yapı sahasının hakem odası güzeldir. Halı sahadaki konteyneri hiç konuşmayalım çok kötü durumda. Bahçelievler İl Özel İdare, Zeytinburnu Hasan Doğan, Yahya Kemal Stadı ve Avcılar Atatürk Stadının Hakem odaları da temiz ve yeterlidir. 3-4 sene öncesine kadar Hakemlere oda vermeyen ve psikologun odasında Hakemleri soyunduran ve her defasında ‘odayı kirletmeyin’ diye sıkıca tembihleyen Galatasaray da Hakem odasını güzel bir yere taşıdı ve doğru bir iş yaptı. İstanbul’da öyle statlar var ki, soyunma odasına giremezsiniz. Kötüleri saymıyorum çünkü liste uzadıkça uzuyor. Anadolu yakasını tam bilmediğin için yazmadım.

“Adamın utanması olsa küfür eder mi?”
Yıllar önce BAL maçı için bir stada giden Hakemleri, odaya girmek istediğinde o odada kalan bir kişi elinde bıçak ile tehdit etmişti. İstanbul’da geçtiğimiz sezon 2-3 maçta Hakemler, yenilen Kulüp Başkanlarının talimatı ile odaya kilitlenmişti. Ben bizzat yaşadım, bir sahada (artık maç verilmiyor) soyunma odasının içinden kanal akıyordu. Yenilen takım çay göndermiş, maçı izleyeme gelen bir arkadaşım ‘gelen çayları dökün, sakın içmeyin’ diye mesaj atınca kanala döküp “çaylar harika bir bardak daha rica edelim” demiştik. Meğer müptezel görevli bizim çayların içine tükürmüş. İstanbul’da bazı statlarda maça giden Hakem soyunma odasında Hepatit virüsü kapar. Bir de şu var, MHK Üyeleri diyor ki, ‘Hakemler, seyahatleri esnasında TFF’den aldıkları en son giysilerini kullanmalıdır. Kamuoyunda olumlu bir izlenim bırakmanız için, bakımlı görünmeniz gerekir.’ Bir de şunu derler, ‘maç boyunca sana küfür eden kişi seni takım elbise ile görünce utanır… Adamın utanması olsa Hakeme 90 dakika küfür eder mi? Zeytinburnu’nda bir maç yönetiyoruz, eski Bozkurt Stadında. Zeytinburnu-Fenerbahçe U14 maçı. Aklından zoru olan biri geldi maç başlamadan bize küfür ediyor. Yardımcı Hakem de Üniversite okuyan genç bir çocuk ve Annesi-Babası ve ablası da maça gelmiş. Utanmaz adam bize 30 dakikada küfür etti. Ben bir ara maçı durdurdum, bunun olduğu yere yanaştım, Dayı dedim, ‘sen hangi takımı tutuyorsun?’ Sana ne lan … dedi. Yok dedim onu bileyim de ona göre düdük çalayım diye ekledim, “Ben takım tutmuyorum Hakemlere küfür etmeye geldim” deyince ben de başladım buna küfür etmeye… Neymiş efendim Hakem küfür eder miymiş, eder tabii. Ben ettim, o zaman ceza verdiler. Kurul Üyesi telefon açtı, ‘taraftara küfür etmişsin cezalısın’ dedi. Sonra zaten benden Hakem olmayacağı da belli oldu… Ne diyordu MHK, ‘maça takım elbise ile gidin’ TFF’nin amatör hakemlere bir şey verdiği yok. Varsa yoksa profesyonel Hakemler… Takım elbise maça giden Hakem elbiselerini nereye asacak? Diğer Hakemin kıyafetlerinin üstüne mi? Maçı takım elbise mi yönetecek? Marifet maça takım elbise ile gitmek değil, maçı adam gibi yönetmek. Maça Kıvanç Tatlıtuğ gibi gidip Kirmastılı Hacı Seydi gibi Polis zırhlısı ile stattan kaçarken hatim indiren ve kokusu duyulmasın diye bir şişe parfümü üzerine döken çok Hakem duydum? Ben Hakemlik yaparken çok defa yere gazete kağıdı koyup elbiselerimi üstüne attığımı bilirim. Dolayısıyla Hakemler soyunma odasından kurtulup bir an önce sahaya çıkmak için Allah’a dua ediyorlar. Bir de halı sahalarda turnuvaya gittin mi geçmiş olsun. Hakemleri affedersiniz adam yerine koyan yok. Halı sahayı işleyen hödük ‘git mescitte giyin’ der.

Kurul ile ilgili yazı ilerleyen günlerde
Takımlar, Hakemlerden 10 numara maç yönetmesini isterler. Bunu istemek hakları ama kimse Hakemlerin halinden anlamaz. Hakemler maalesef zor şartlarda maç yönetiyor. Statlarda güvenlik yok, takımların sabrı yok denecek kadar az. Maçın başlama düdüğüne bile itiraz edeni gördüm, tribüne dönüp ‘bu nasıl düdük çalıyor, bu kesin bizi yakmaya geldi’ diyeni de gördüm. Bir de hakemin kafası karışıksa veya Yardımcı Hakemleri kötüyse, buna Hakemin de kötü yönetimi eklenirse o maç yarıda kalır. İl Hakem Kurulu’nun yanlış atamaları da buna eklenince işler kötüye gidiyor. Zaten Kurul yetersiz olduğundan MHK Üyesi Ahmet Şahin dışarıdan 3 ismi Kurul’a ilave etti. Bu konuları ve Kurul’un atamalardaki hatalarını ayrıca yazacağım, önemli notlarım var.

Önce verirler sonra küfür ederler
Hakem sahaya geldiğinde emanetini teslim edecek kişi bulamaz. Soyunma odaları zaten gübrehane gibi. Ayrıca hırsızlık riski de var ki, ben Hakem arkadaşının parasını çalan Hakemleri de gördüm… Bu sebeple belinde beylik silahı ile maç yöneten Polis hakemleri hatırlıyorum. Bazı Kulüpler maç öncesinde Hakem soyunma odasına meyve, soda, su, vesaire getirir. Bazıları da ‘Hocam bak biz diğer takımlara benzemeyiz’ cümlesi ile konuşmayı sona erdirir. Ancak o takım yenilirse “yediğin meyveler… girsin derler. Bu yüzden içeceklerin cam şişede olması çok tercih edilmez. Bir de muz sporcular için iyi olsa da Hakemlere ikram edilmesine karşıyım çünkü yenilen takım en çok muz ile ilgili fantezi üretir. Yıllar önce Göktürk’te maç yönetiyoruz. Göktürkspor yöneticisi Turabi abi de bizi sever sağ olsun. Bizim odaya ne kadar meyve varsa getirmiş. Hepsini yiyemedik, maç öncesinde rakip takıma da ikram ettik. 4-1 Göktürkspor’un kazandığı maç sonrasında rakip takımın Başkanı soyunma odasına geldi, sen dedi beni göstererek… “bizim 9, 4 ve 10 numaraya çok meyve ikram ettin, oyuncularım koşamadı. Senin yüzünden yenildik” dedi. Bu yönetici Allah’tan beni maç sonunda tavuk pilav yerken görmedi.

Biraz gayret göstermek gerekir
Neticede, Pazar günü Kağıthane Belediyesi Hasbahçe Stadına gittim, U14A Ligi maçı vardı. İyi bir Hakem izledim. Maç sonunda Hakem soyunma odasına baktım. İğrenç kokuyor. Karmaşıklık daha fazla karmaşıklık getirir. Burada soyunan Hakem asla iyi maç yönetemez. WC yok, küçük ve konumu iyi değil. Hakemler ile takımlar maç sonunda farklı yönlere gitmeli. Burada ve diğer sahada Hakemler küfür yiyecekleri alana doğru yürüyor. Kağıthane Belediye Başkanı’na mesaj attım, ilgilenmesini rica ettim. Kağıthane’de çok güzel statlar var ama hem takımların hem Hakemlerin soyunma odaları bu güzel ilçeye yakışır durumda değil. Diğer ilçelerdeki statların da kontrolünün yapılması lazım. Zeminler zaten rezil biliyorum. Bunlara bir el atalım. Devlet spora yatırım yapıyor biliyorum. Biraz gayret göstermek gerekir. Kendimizin kullanmaktan hoşlanmayacağı yerleri başkasına layık görmek en basitinden haksızlıktır.

Hakemler kurbanlık koyun değil
Son olarak da eklemek isterim ki, Hakemleri severim. Bunu da bilirler. Çoğu ile konuşuyorum, dertlerini dinliyorum. Hakemler maçlarda güvenlik eksikliğinden şikayetçi. Yalnız kaldıklarını dile getiriyorlar. Defalarca aramamıza rağmen Polis gelmiyor diyorlar. Polis gelse bile görevini tam yapmıyor diyorlar. Ev sahibi takımların baskısından ve kazanmak adına her şeyi yaptığından şikayetçi olan çok Hakemi dinledim. Geçen haftalarda bir maçta darp edilen Hakemin yanına inmeyip usulca tribünü terk eden Kurul Üyeleri var. Hakemler kurbanlık koyun değil, kimsesiz hiç değil. İstanbul’da 6 haftada toplam 6400 resmi maç oynandı. Bu inanılmaz bir rakam. Bu sayısının çokluğu ile övünmek değil, Hakemlere sahip çıkmak önemli. Maçlarda hak edenin kazanması önemli. Kurul Üyeleri, eş dost ve kendi çocukları olan Hakemlere verdiği değer diğer Hakemlere de vermediği sürece biz daha çok anlatırız.

Ali Kemal Demir


ETİKETLER:
YORUMLAR

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

error: İzinsiz kopyalanamaz!