DOLAR 7,7482
EURO 9,0165
ALTIN 463,42
BIST 1.130
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
28°C
Parçalı Bulutlu
Sal 27°C
Çar 23°C
Per 24°C
Cum 25°C

İstanbul’da yaşananlar geleceğe dair mesajdı

03.12.2018
A+
A-

Bu gidişle, İstanbul’daki lisanslı futbolcu sayısı azalır, tesis sayısı azalır, belediyeler tek tek bütün sahaları da alır rezidans yapar, biz de futbolu bilgisayarda oynarız…

Yıllardır değişmiyor, 1923’den bu yana kirli olan Türk futbolu bir türlü düzelmiyor. Bu gidişle düzelmeyecek. Çünkü en başta yönetenlerin kendilerinden haberi yok.

Sezon devam ederken transfer açılmaz
Bir yere varacağım ama önce içimi dökeyim. BAL’daki ilginç Hakem atamaları ve adına uygun olmayan Lig, Kulüpleri bıktırdı. Düşünün, 3 trilyon harcayan Kulüp düşmeyi şimdiden hissetmeye başladı. BAL’da her şey kötü. İl takımları kollanıyor, Belediye takımları kollanıyor. Şimdi seçimler var, Belediye Kulüpleri seçime para harcamak için takımlara bütçe ayıramıyorlar. Bu ilginç de olsa işleri biraz dengeleyecek. Statüsü rezil, zamanlaması kötü olan Bölgesel Amatör Lig, sonunu görmek isteyen Kulüplerin mücadele edeceği Lig oldu. Maç yapacak saha bulamayan İstanbul takımları için esas kıyım gelecek sezon olacak. BAL’da kaç takım statü gereği düşecek hep birlikte göreceğiz. Gelelim kendi ligimize; Süper Amatör Ligde transfer dönemi, liglerin bitimine 4 maç kala başlayacak. Bu büyük sorun zira bizim İstanbul’da Kulüpler ile futbolcuların sorun yaşaması demek, ayarlı maçlar olacak demek ve TFF’nin hataları sürüyor demektir… Bu yine haksızlık demektir. 100 takımın yarıştığı ligde 3 takım doğrudan terfi edecek, bu da saçmalık demektir…


Bir sorun da takımlar arasındaki ekonomik uçurum. Bir takım sadece 1 oyuncuya sezonda 120 bin öderken, takımların çoğu bu paradan daha azına takım oluşturuyor. Bir teknik adam 6 bin TL maaş alırken, bu parayı bütün sezon takım çalıştıran var. Bir takımda 1 teknik adam, 4 Antrenör görev yaparken, Antrenörsüz takımlar var. Bir takım 8 takımla liglere girerken, statüye aykırı olarak sadece A takımını lige sokanlar var. Ama nedense yine kimse görmüyor…

İstanbul’da şiddet giderek palazlanıyor
İstanbul’da sadece dün büyükler kategorisinde 3 maç yarıda kaldı. Alt liglerde olan olayları söylemeye gerek bile yok. İşte Merkezefendi-Gaziosmanpaşa U15 maçında yaşanılanlar… (Videosunu yayınladık) Tek kelime ile rezillik… Kimin haklı, kimin haksız olduğundan bana ne. 15 yaşındaki çocukların maçında büyük olay çıkıyorsa biz zaten başlamadan bittik demektir.

İstanbul’da uzun zamandan beri şiddet bir ölçüde teşvik ediliyor ve gittikçe palazlanıyor. Bunu engellemek için kökünden önlemler almak lazım ama kim alacak Federasyon mu?

Kimin kime gücü yeterse…
Küçükköyspor-Silivri Çantaköy maçı başlamadan bitti. Hasköyspor-Kaynarca maçında Hakeme darp var. Ayazağa-Ortaköy maçının bitiminde aklı dengesi bozuk denilen kişi Hakem soyunma odasına girip önce Saha Komiserini sonra Hakemleri dövmeye kalkıyor, elinde de kesici alet var.  Atlas-İstanbul Bulancak maçında son anlarda tribünlerden atlayanlar oyun alanına giriyor. Bu ligde her şey oluyor. Bir maçtan önce deplasman takımın Antrenörü ev sahibi takımın yöneticisi tarafından darp ediliyor. Şimdi rövanş zamanı olacakları kim engelleyecek? İstanbul’da bundan sonra çok maçta olay olur, önlem almazsak kim kimi döverse, kimin kime gücü yeterse…

Tribünlerde her zaman olay var. Çünkü tribündekiler dumanın ağır etkisi alında… Adına taraftar denilen topluluklar üst liglerde yapamadıkları güç gösterisini alt liglerde göstere göstere yapıyorlar. Önleyecek olan da yok… Çünkü bu kriz ortamını yönetebilecek derecede bir Amatör Federasyon yok. Federasyon kötü olur da Hakem Kurulu altta kalır mı? Elbette kalmaz…

İstanbul’da yaşananlar geleceğe dair önemli bir mesajdı
2 Aralık 2018 Pazar günü İstanbul’da yaşananlar geleceğe dair önemli bir mesajdı aslında. Ya önlem alırsınız ya da hep birlikte batağın içine gömülürüz.

Merkezefendi-Gaziosmanpaşa U15 maçında olaylar oldu. Gaziosmanpaşa tarafı maç ile ilgili bilgi verince Hakemi öğrenmemi istediler. Zaten komedi burada başladı. Hakemin adını görünce hemen Merkezefendi takımının bu sezon oynadığı maçların esamelerini buldum, tahmin ettiğim gibi oldu. Merkezefendi-Gaziosmanpaşa U15 maçının Hakemi Zeytinburnu ekibinin A takım futbolcusu çıktı.

Kurul hata üstüne hata yapıyor
Aslında bu Hakem için çok iyi şeyler duymuştum. ‘Hem iyi futbolcu, hem iyi Hakem hem de çok iyi yetişmiş tertemiz bir genç’ diye not almışım. Bu Hakemimiz, bu sezon öncesi askerden geliyor ve Hakemliğe devam etmek istiyor ancak bizim meşhur İl Hakem Kurulu, evrakları yetişmediği için Hakeme maç veremiyor. Bunun üzerine A.B. isimli Hakemimiz takımın Antrenörü Kamuran Gazi’ye gidiyor ve “hocam futbol oynamak istiyorum” diyor. Benim hesaplarıma göre 6-7 maç Merkezefendi A takımında Süper Amatör Ligde görev yapıyor. Sonra Kurul maç vermek istiyor ve bu kardeşimiz Merkezefendi A takım teknik sorumlu Fırat Canbazoğlu’na gidip durumu anlatıyor. Fırat Canbazoğlu da “ikisini birden yapman etik olmaz” diyerek Hakemini yani oyuncusunu destekliyor ve A.B. isimli Hakemimiz futbolu bırakıp Hakemliğe devam ediyor.

İl Hakem Kurulu bu hafta kendisine Merkezefendi-Gaziosmanpaşa U15 maçını verince Hakem, Kurul’u arayıp, “ben bu takımda bu sezon top oynadım. Bu maçı yönetirsem sorun olur” dediği halde, “biz sana güveniyoruz sen maçı yönet” diyorlar. Yönetiyor da… Maç sonunda takımlardan alakalı kavga çıkıyor ve Hakem lisanslı futbolcusu olduğu Merkezefendi’nin 3 futbolcusunu atıyor. Belki iki takımdan da daha çok sayıda sporcuyu ihraç etmeli ancak burada yine olan Hakeme oluyor ve arada kalıyor.

Hakemlere eğitim verilmiyor
Geçen günlerde bir Hakem aradı. Kendisi Klasman Hakemi. Şu ifadeyi kullandı, “sen hakemleri yazıyorsun ama hata yapıyorsun, beni bu sezon 5 defa SAL maçına yazdın, ben henüz Amatör Ligde maç yönetmedim!” Bu sezon büyük hatalar yapan İl Hakem Kurulu, atamalarda önemli hatalar yapıyor. Geçtiğimiz sezon birçok hakemin düdüğü asmasına sebep olan kişi şu anda MHK Üyesi olarak hatalarına devam ediyor. Kurul olmadık hatalar yapmaya devam ediyor. Bülteni erken ilan etmek doğru değil, geç ilan etmek de hata; bunun bir zamanlaması olmalı. Vizesiz Hakemlere maç yönettirdikleri halde halen koltuklarını koruyan Kurul, bu sezon İstanbul futboluna zarar verir hale geldi. Hakemlere eğitim veremiyorlar, 14 haftada sadece 1 eğitim yaptılar. O gün, Fenerbahçe’nin Avrupa Ligi maçı vardı, Hakemler eğitim sırasında telefondan Fenerbahçe’nin maçını izliyordu ve temsilcimiz gol atınca eğitim sırasında gol sevincini yaşadılar.

Disiplin Kurulu Başkanının arkası sağlam
Şu anda yapılacak o kadar çok şey var ki, en başta kokuşmuş düzeni değiştirmek gerekir ancak bu mümkün değil çünkü baştakiler siyasetin göbeğinde. Onların derdi futbolu kalkındırmak değil kendilerini kurtarmak. Zaten bir çoğu yaklaşan seçimlerde Belediye başkan adaylığı, Meclis üyeliği adaylığı peşinde. Disiplin Kurulu kötü kararlar alıyor. Adaletsiz kararlar alıyor ama Disiplin Kurulu Başkanı hiç değişmiyor. Çünkü bağlantısı sağlam. Avukatın çoğu toplantıya gelmediğini biliyorum zaten amatör maç da izlemiyor. TFF’nin amatör futbolun başında getirdiği kişi amatör maç izlemiyor, avukat izlememiş çok mu! 

Siyaseten atanan Kurullardan hayır beklenmez
TÜFAD’ın bir ağırlığı yok. TÜFAD zaten kendi içinde sorunlar yaşıyor. İşte gördünüz, 14 Antrenör savunma hakkındna maruz bırakılıp Genel Kurul’da oldu bitti ile dernekten ihraç edildi. İstanbul’da ise korumalar eşliğinde yapılan bir Kongre oldu. İstanbul’a hiç yakışmadı. TÜFAD İstanbul içinde değerli insanlar halen var. Ama nedense onlar bile Kulüplerinden kovulan Antrenörlerin hakkını arayamıyorlar. İyi yaptıkları işler yok değil ama beklentiye yine cevap veremediler.

Saha Komiserleri de sorunlu. İstanbul’da çok sayıda maç var ve Saha Komiserleri artık alt lig maçlarına gidemez duruma geldiler. Bir Saha Komiseri A takım maçını bitirip apar topar B takım maçına koşuyor. Bu hafta iki Saha Komiseri darp edildi. Saha Komiserleri Derneği üyelerini darp eden takımlara ceza aldıracak kadar güçlü değil.

Siyaseten atanan Kurullar, yine buna bağlı oluşan alt kurullar Türk futbolunu rezil etmeye devam ediyor. Ancak bunları nedense kimse görmüyor.  Oldu-bitti Kongreleri ile göreve gelenlerden zaten daha iyisini beklemek hayalcilik olur. Amatör sporcular ne durumda, Amatör Kulüpler yaşamlarını nasıl sürdürüyor, Amatör futbolcu sayısı neden hızla geriliyor, sahalarımızın neden tek tek elden gidiyor diye araştırmayan ve çözüm aramayan yöneticiler aslında sorunun bir parçasıdır.

Amatör Kulüpler her zaman üvey evlat muamelesi gördüler. Sporu spor için yapanların arasına sızan bezirgan kılıklı insanlar amatör futbolun itibarını sarsmaya devam ediyor.

Bu gidişle İstanbul’da daha çok maç yarıda kalır, birileri artık önlem almak zorunda olduğunu hatırlamalı…

Ali Kemal Demir


ETİKETLER:
YORUMLAR

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

error: İzinsiz kopyalanamaz!